Cehalet ve Çağrı
Hoş geldin
Ne zamandır tembellik edip yazmadım. Neyse niyet ettik bakalım, rast gelsin. Bugün uzun süredir üzerine tasavvur ettiğim meseleleri en iyi şekilde harmanlayıp bir çağrıda bulunmaya çalışacağım. Bu yazım akıllı insanlara yönelik ha buraya gelen hedefime koyduğum tipler de varsa hadlerini bildirmek niyetinde değilim desem yalan olur.
Konuya giriyorum. Dünyanın kimler tarafından nasıl yönetildiğini okumaya başladığımdan beri içimde bitmek bilmeyen bir öfke var. Bu öfkeyi motivasyona çevirebildiğim için şanslıyım. Bunları okumaya başladığımdan beri kendime düşman arıyorum aslında düşman belli de(dünyayı şu an yönetenler, yanlış anlaşılmasın) ama bu arkadaşlara ulaşamadığım için karşısında duracağım, hırsımı alacağım bir grubun olmaması da ayrıca sinir ediyor beni. Bu arkadaşların(siyonizm) uşaklarına nasıl çelme takabilirim? diye düşündüğümde bile elimden bir şey gelmiyor çünkü bunların uşakları bile ellerimin ulaşamayacağı bir noktada. Peki, bunlara bu gücü veren nedir? diye düşündüğümde, karşıma çıkan cevap avam takımı olarak efendilerimizin(!) kim olduğunu ve hatta efendilerin olduğunu bile bilmediğimiz için bunların başımıza geldiği aklıma geldi ve bunu düşündüğüm andan itibaren ne biliyorsam insanlarla paylaşmaya karar verdim. Mücadelemi böyle vermek istedim, bilgi güçtür ilkesini benimseyerek bir anlamda. Yani öteki tarafa gittiğimde ve Allah"zulmü biliyordun ne yaptın?" diye sorduğunda şunu yaptım demek için bildiğim ne varsa anlatmaya karar verdim ve hala da aynısını yapıyorum. Bildiğim ne varsa insanlarla paylaşıyorum. Hak yerini bulsun diye mücadele ediyorum. Fakat bunun bir süre sonra yeterli olmadığını fark ettim. Anlattığım halde anlamayı reddeden insanları görünce başka sinir dalgalarına geçtim. İyi ki de oldu, şimdi başlangıç olarak kiminle mücadele edeceğimi buldum. Cahiller...
Türkiye'de bolca kullanılan bu mefhumun tanımının başka insanlar için ne ifade ettiğini merak ettiğim için facebookta belirli aralıklarla cehalet nedir? cahil kime denir? diye sordum ve sağ olsun bazı dostlar soruma cevap verdi.
Nadir Yıldırım Zor bir soru.. Bilgiyi ele alsam bilgiden yukarıda bir yer var ki o yerde itikatsız cahil, itikatsızın durumu da cehalette kalıyor. İdraksizlik ve imansızlık cehalet, Cehl, nankörlük ve küfürdür. Bilgisizlikten ötedir.
Hüseyin Koç cehalet, çevredeki mevcut bilginin değerini, ederini görmezden gelmek, müsbet ilime eldeki hiçlikle kafa tutmak, onu reddetmektir kanaatimce sayın Şaabez..
cahil kişi ise beynini ekstra bir ağırlık olarak taşıyan, aslında hobi olarak kullanan adamdır, zira beyin, yakıtı bilgi olan bir organken bu adam bilgiyi tamamen reddetmiş, günü kurtarmak amacıyla yaşamını devam ettiren, şanslı bir yaratıktır..
bu sebeplerdendir ki cahil kişi, ön yargı yağmurunda şemsiyesiz dolaşan bir bedevidir..
"cehalet mutluluktur" derler.. yanlış..
cehalet, sadece cahiller için mutluluktur; geri kalanlar için dünyayı dar eder.. ediyor.. etmeye devam edecek..
cahil kişi ise beynini ekstra bir ağırlık olarak taşıyan, aslında hobi olarak kullanan adamdır, zira beyin, yakıtı bilgi olan bir organken bu adam bilgiyi tamamen reddetmiş, günü kurtarmak amacıyla yaşamını devam ettiren, şanslı bir yaratıktır..
bu sebeplerdendir ki cahil kişi, ön yargı yağmurunda şemsiyesiz dolaşan bir bedevidir..
"cehalet mutluluktur" derler.. yanlış..
cehalet, sadece cahiller için mutluluktur; geri kalanlar için dünyayı dar eder.. ediyor.. etmeye devam edecek..
Uğur Kanar Mutlu olana da denilebilir. Eğer gerçek hayattan birşeyler olcaksa kendini anlamayan hissetme durumu da olabilir.
Kamyar Houbakht not knowing that there is so much we dont know, and may never get to know. not surrendering our ego to the invisible all-knower.
(Kamyarın cevabı: bilmediğimiz ve belki de hiç bir zaman bilemeyeceğimiz çok şeyin olduğunu bilmememiz ve aşikar olan HER ŞEYİ BİLEN'e teslim olmamaktır)
Verilen cevaplar felsefi olmasının yanı sıra aynı zamanda benim de cehalete karşı bakışımı zenginleştirdi. Buna göre "cahil" en basit tanımıyla ne bildiğini bilmeyen kişidir. Tabi bu makalemde bu cahilleri detayları ile anlatmaya çalışacağım ama öncesinde izlemenizi istediğim iki tane video var.
Evet şimdi bunu okuyan cahiller beni "bi üniversite okudun diye neyin havası lan bu, okumasaydın, sen de böyle olurdun, insanları aşağılama!" diyecekler ama ben bu kurnaz arkadaşların ciğerini bildiğim için başka bir video daha göstereceğim.
Birinci videodaki dayının üniversite mezunu olmadığı çok belli evet ama ikinci videodaki fizikçi arkadaş muhtemelen en az yüksek lisans mezunu(doktora mezunu olma ihtimali daha da yüksek de ben yine de yüksek lisans diyorum) ama bana göre bu iki zat-ı muhteremin ikisi de cahildir. Bilmediklerinin farkında olmadıkları için.
Bir zamanların abd savunma bakanı bir laf etmiş.
There are known knowns. These are things we know that we know. There are known unknowns. That is to say, there are things that we know we don't know. But there are also unknown unknowns. There are things we don't know we don't know.
Donald Rumsfeld
Mealen;
Bilinen bilinenler vardır; bunlar bildiğimizi bildiğimiz şeylerdir. Bilinen bilinmeyenler vardır; bunlar da bilmediğimizi bildiğimiz(bilmediğimizin farkında olduğumuz) şeylerdir. Bir de bilinmeyen bilinmeyenler vardır; bunlar da bilmediğimizi bilmediğimiz(bilmediğimizin farkında olmadığımız) şeylerdir.
İşte cahil arkadaşlar burada çuvallıyor. Bilinen bilinenlere odaklanıp kendilerini bildiklerinin sınırları içine hapsedip bir çukurda yaşıyorlar. Bilmediğini bilmediğinin farkında olmadığı için o çukurdan tüm dünyayı anlamaya çalışıyor, kendince anlıyor ve vaaz bile veriyorlar. Hüseyin'in de dediği gibi; "cahil kişi ise beynin ekstra bir ağırlık olarak taşıyan, aslında hobi olarak kullanan adamdır, zira beyin yakıtı bilgi olan bir organken bu adam bilgiyi tamamen reddetmiş günü kurtarmak amacıyla yaşamını devam ettiren, şanslı bir yaratıktır. Bu sebeptendir ki cahil kişi, ön yargı yağmurunda şemsiyesiz dolaşan bir bedevidir."
Tabi ne bilmediğinin farkında olmadığı için her şey bu arkadaşlara mümkün görünüyor. Örnek vermek gerekirse, fransızca öğretmenliği okumuş bir arkadaş o alanda iş bulamadığı için ingilizceyi öğretmeye yelteniyor. Peki ingilizce biliyor mu? Öğretecek seviyede değil ama ingilizcesinin öğretecek derecede iyi olmadığını biliyor mu? Hayır. Yani ne bilmediğini bilmiyor ama para kazanmak zorunda ve bir şekilde çatlaklardan sızarak, tanıdıkları araya sokarak ingilizce öğretmeye başlıyor. Tam bir cahil yani işin özü. Velhasıl bu arkadaş ingilizce öğretemeyeceğini tabi ilk desten anlıyor biraz kafa basıyorsa. Kafa basmıyorsa daha uzun zaman alabiliyor tabi bu süreç fakat şunu da biliyor; bir şekilde orada kalıp para kazanmaya devam etmek zorunda(aslında değil gidip iyi yaptığı bir işi yapıp helal para kazanıp onuruyla yaşayabilir ama cahil yapar mı?). Tipik bir cahil örneği teşkil ederek yerini sağlamlaştırmak için türlü oyunlar sergilemeye başlıyor. Meslektaşlarına iftira atıyor, onları patrona gambazlıyor, herkesin arkasından herkese konuşarak birbirlerine düşürüyor, patron ne derse sektirmeden yapıyor, tam bir köle oluyor. Neden? çünkü orada kalması için gereken yetileri zamanında kazanmadığı için. Neden? çünkü bilmediğinin farkında olmadığından böyle bir işe yeltendiği için. Neden? Cahil olduğu için. Bu bire bir şahit olduğum bir örnektir bu arada. Peki bir insanın cehaleti neye mal oluyor?
-İş yerindeki huzurun bozulmasına
-Çalışanlar arası dayanışma duygusunun çöküşüne ve dolayısıyla hak arayamaz hale gelmelerine
-İnsanların birbirine düşmesine
-Kendi öğrencilerin ingilizce öğrenememesine
-Patronun iş yerindeki zulmünün artmasına
ve bir ton gerginliğe. Şimdi bunlara ne sebep oldu?
Cillop gibi bir cahil.
-Aptal mı? Hayır çünkü ingilizce bilmemesine rağmen hala ingilizce öğretmenliği yapıyor. Bana kalırsa bu müthiş bir başarıdır. Dikiş dikmeyi bilmeyen birinin terzi olması gibi bir şey.
-İyi niyetli mi? Hayır çünkü iş arkadaşlarını sattı. Öğrencilerinin hakkına girdi.
Ne demiş Ferit Edgü?
Cahilde eksik olan akıl değildir, o kurnazdır. Eksik olan ahlaktır.
Evet bakınız bir örnekte bile nelere mal oldu cehalet.
Peki sizce bunların hepsini kendi meziyetleri ile mi yaptı? Hayır. O ortamda olan ve bilen insanların muhatap olmak istemedikleri için ses çıkarmadıkları için gelmek istediği yere kolaylıkla ulaştı. Zamanında "Yav bu fetullahın amerikada ne işi var?" diye sorduğumuzda cahillerin "sen sen ol Allah yolunda yürüyenlere laf etme" dediğinde sustuğumuz ve bu şerefsizin bu ülkede bu kadar güç sahibi olmasına alan açmamız gibi.
Bu örnekleri gördükten sonra nacizhane bir mücadele başlatıyorum cahillere karşı. Bundan sonra ben de bildiğim her şeyi yeri geldiğinde üslubunca hatta bazı cahillere karşı fütursuzca söylemekten kendimi alıkoymayacağım! Bunu bir süredir yapıyorum ve bakış açılarına, eğitimlerine çok güvendiğim insanların da cahil olduğunu görüyorum ne yazık ki.
Bilmediğinin farkında olan, mütevazi takılma bahanesi ile meydanı bu cahillere bırakan bir anlamda sorumluluktan kaçan aklı selim dostlarım size bir çağrıda bulunuyorum.
Lütfen bildiğinizi söylemekten geri durmayın! Haykırın hak olanı! Vurun yüzlerine cahillerin, bilsinler diye değil yanlış anlamayın sussunlar diye, pasifize olsunlar diye, bizi yönetecek pozisyonlara gelmeye yeltenmesinler diye, kendi kazdıkları çukurda kalsınlar diye.
Ben artık cahiller ve aptallar tarafından yönetilmek istemiyorum.
Sen de isteme güzel kardeşim.
Sen de sustur ne bilmediğini bilmeyenleri.
İlmimizin artması dileğiyle.
Selametle
Verilen cevaplar felsefi olmasının yanı sıra aynı zamanda benim de cehalete karşı bakışımı zenginleştirdi. Buna göre "cahil" en basit tanımıyla ne bildiğini bilmeyen kişidir. Tabi bu makalemde bu cahilleri detayları ile anlatmaya çalışacağım ama öncesinde izlemenizi istediğim iki tane video var.
Evet şimdi bunu okuyan cahiller beni "bi üniversite okudun diye neyin havası lan bu, okumasaydın, sen de böyle olurdun, insanları aşağılama!" diyecekler ama ben bu kurnaz arkadaşların ciğerini bildiğim için başka bir video daha göstereceğim.
Birinci videodaki dayının üniversite mezunu olmadığı çok belli evet ama ikinci videodaki fizikçi arkadaş muhtemelen en az yüksek lisans mezunu(doktora mezunu olma ihtimali daha da yüksek de ben yine de yüksek lisans diyorum) ama bana göre bu iki zat-ı muhteremin ikisi de cahildir. Bilmediklerinin farkında olmadıkları için.
Bir zamanların abd savunma bakanı bir laf etmiş.
There are known knowns. These are things we know that we know. There are known unknowns. That is to say, there are things that we know we don't know. But there are also unknown unknowns. There are things we don't know we don't know.
Donald Rumsfeld
Mealen;
Bilinen bilinenler vardır; bunlar bildiğimizi bildiğimiz şeylerdir. Bilinen bilinmeyenler vardır; bunlar da bilmediğimizi bildiğimiz(bilmediğimizin farkında olduğumuz) şeylerdir. Bir de bilinmeyen bilinmeyenler vardır; bunlar da bilmediğimizi bilmediğimiz(bilmediğimizin farkında olmadığımız) şeylerdir.
İşte cahil arkadaşlar burada çuvallıyor. Bilinen bilinenlere odaklanıp kendilerini bildiklerinin sınırları içine hapsedip bir çukurda yaşıyorlar. Bilmediğini bilmediğinin farkında olmadığı için o çukurdan tüm dünyayı anlamaya çalışıyor, kendince anlıyor ve vaaz bile veriyorlar. Hüseyin'in de dediği gibi; "cahil kişi ise beynin ekstra bir ağırlık olarak taşıyan, aslında hobi olarak kullanan adamdır, zira beyin yakıtı bilgi olan bir organken bu adam bilgiyi tamamen reddetmiş günü kurtarmak amacıyla yaşamını devam ettiren, şanslı bir yaratıktır. Bu sebeptendir ki cahil kişi, ön yargı yağmurunda şemsiyesiz dolaşan bir bedevidir."
Tabi ne bilmediğinin farkında olmadığı için her şey bu arkadaşlara mümkün görünüyor. Örnek vermek gerekirse, fransızca öğretmenliği okumuş bir arkadaş o alanda iş bulamadığı için ingilizceyi öğretmeye yelteniyor. Peki ingilizce biliyor mu? Öğretecek seviyede değil ama ingilizcesinin öğretecek derecede iyi olmadığını biliyor mu? Hayır. Yani ne bilmediğini bilmiyor ama para kazanmak zorunda ve bir şekilde çatlaklardan sızarak, tanıdıkları araya sokarak ingilizce öğretmeye başlıyor. Tam bir cahil yani işin özü. Velhasıl bu arkadaş ingilizce öğretemeyeceğini tabi ilk desten anlıyor biraz kafa basıyorsa. Kafa basmıyorsa daha uzun zaman alabiliyor tabi bu süreç fakat şunu da biliyor; bir şekilde orada kalıp para kazanmaya devam etmek zorunda(aslında değil gidip iyi yaptığı bir işi yapıp helal para kazanıp onuruyla yaşayabilir ama cahil yapar mı?). Tipik bir cahil örneği teşkil ederek yerini sağlamlaştırmak için türlü oyunlar sergilemeye başlıyor. Meslektaşlarına iftira atıyor, onları patrona gambazlıyor, herkesin arkasından herkese konuşarak birbirlerine düşürüyor, patron ne derse sektirmeden yapıyor, tam bir köle oluyor. Neden? çünkü orada kalması için gereken yetileri zamanında kazanmadığı için. Neden? çünkü bilmediğinin farkında olmadığından böyle bir işe yeltendiği için. Neden? Cahil olduğu için. Bu bire bir şahit olduğum bir örnektir bu arada. Peki bir insanın cehaleti neye mal oluyor?
-İş yerindeki huzurun bozulmasına
-Çalışanlar arası dayanışma duygusunun çöküşüne ve dolayısıyla hak arayamaz hale gelmelerine
-İnsanların birbirine düşmesine
-Kendi öğrencilerin ingilizce öğrenememesine
-Patronun iş yerindeki zulmünün artmasına
ve bir ton gerginliğe. Şimdi bunlara ne sebep oldu?
Cillop gibi bir cahil.
-Aptal mı? Hayır çünkü ingilizce bilmemesine rağmen hala ingilizce öğretmenliği yapıyor. Bana kalırsa bu müthiş bir başarıdır. Dikiş dikmeyi bilmeyen birinin terzi olması gibi bir şey.
-İyi niyetli mi? Hayır çünkü iş arkadaşlarını sattı. Öğrencilerinin hakkına girdi.
Ne demiş Ferit Edgü?
Cahilde eksik olan akıl değildir, o kurnazdır. Eksik olan ahlaktır.
Evet bakınız bir örnekte bile nelere mal oldu cehalet.
Peki sizce bunların hepsini kendi meziyetleri ile mi yaptı? Hayır. O ortamda olan ve bilen insanların muhatap olmak istemedikleri için ses çıkarmadıkları için gelmek istediği yere kolaylıkla ulaştı. Zamanında "Yav bu fetullahın amerikada ne işi var?" diye sorduğumuzda cahillerin "sen sen ol Allah yolunda yürüyenlere laf etme" dediğinde sustuğumuz ve bu şerefsizin bu ülkede bu kadar güç sahibi olmasına alan açmamız gibi.
Bu örnekleri gördükten sonra nacizhane bir mücadele başlatıyorum cahillere karşı. Bundan sonra ben de bildiğim her şeyi yeri geldiğinde üslubunca hatta bazı cahillere karşı fütursuzca söylemekten kendimi alıkoymayacağım! Bunu bir süredir yapıyorum ve bakış açılarına, eğitimlerine çok güvendiğim insanların da cahil olduğunu görüyorum ne yazık ki.
Bilmediğinin farkında olan, mütevazi takılma bahanesi ile meydanı bu cahillere bırakan bir anlamda sorumluluktan kaçan aklı selim dostlarım size bir çağrıda bulunuyorum.
Lütfen bildiğinizi söylemekten geri durmayın! Haykırın hak olanı! Vurun yüzlerine cahillerin, bilsinler diye değil yanlış anlamayın sussunlar diye, pasifize olsunlar diye, bizi yönetecek pozisyonlara gelmeye yeltenmesinler diye, kendi kazdıkları çukurda kalsınlar diye.
Ben artık cahiller ve aptallar tarafından yönetilmek istemiyorum.
Sen de isteme güzel kardeşim.
Sen de sustur ne bilmediğini bilmeyenleri.
İlmimizin artması dileğiyle.
Selametle
Dünya düz mü yuvarlak mı?
YanıtlaSilCern'de neler oluyor.. İlahiyatin orada ne işi var?
Bu insanlar kim..?
Ben kimim...?
Çok güzel bir yazı.. eline sağlık.
Teşekkür ederim hocam değerli yorumunuz için.
YanıtlaSil