Takdir vs Eleştiri
Lisans 1. sınıftaydık. Malumunuz ingilizce öğretmenliği okuduk. Bizim bölümde çokça sunum yaptırırlar öğretme kabiliyetlerimiz gelişsin diye. Bir de bizim bir hocamız vardı. Philip Hoca, çok değerlidir kendisi bu arada, bir gün bize sunum yapan bir arkadaştan sonra "evet şimdi arkadaşınızın sunumu ile ilgili güçlü yönleri ve "improvement point" leri söyleyin dedi (improvement points i gelişme alanları olarak çevirebiliriz) neyse olay buydu benim hatırladığım da şu ben dahil hemen herkes sunumu yapan arkadaşın güçlü yönlerini(takdir) söylemekte zorlandık ve gelişme alanları başlığının altında acımasızca eleştirmeye başlamışken arkadaşımızı Philip Hocamız araya girip "durun o öyle olmaz, bence şunu şöyle yaparsan daha iyi olur gibi cümleler kullanarak yapın" dedi ve bunu kafamıza vura vura öğretti. Benim de "takdir" denen şeyi dolaylı olarak kavramaya başlamam böyle oldu. Bu takdir olayını tam anlamıyla anlamam da Anadolu Jam'e denk gelmiştir(Anadolu Jami sonra anlatırım) Neyse, ben takdirin ne olduğunu anladıktan sonra hayattaki değerini de anlamış oldum böylelikle. Takdiri arar oldum gittiğim her yerde, yaptığım hemen hemen her işte. Öncelikle takdir ne değildir ? Takdir karşıdaki yavşaklık yapmak, yağ çekmek, fayda sağlamaya çalışmak vb şeyler değildir takdir = takdir'dir. Bir insanı takdir ettiğinde onun neyi iyi yaptığının farkına varmasında yardımcı olmakla kalmaz bir sonra yapacağı iyi işler için cesaret verir alan açarsın. Ben yaptığın iyi şeyleri görüyorum demektir takdir. Eksikliği özgüven eksikliği, motivasyon kaybı vb şeylere sebebiyet verebilir. Neyse daha fazla açıklamayacam takdirin ne olduğu ile ilgili zaten deneyimlediğinde anlayacaksın ne demek istediğimi.
Neyse bir de eleştiri var. Bu kavramı açıklamayacam lakin çok iyi biliyoruz, öyle değil mi? Hep merak etmişimdir neden eleştiriye bu kadar meyilli olduğumuzu ve bundan tuhaf bir haz aldığımızı. Hatırlıyorum gezi döneminde insanlar birbirlerinin neyi nasıl eleştirdiğini eleştiriyordu. Kör ölür badem gözlü olur kel olur sırma saçlı olur gibi atasözlerimiz de var hali hazırda. Takdir etmek için ölmesini beklediğimiz insanlar. Ben de burada onları eleştiriyorum gibi oluyo sanıp kendince çok karmaşık bir mantıksal denklemi çözdüm edasına girip böbürlenme ben analiz yapıyorum. Her neyse neden bu kadar eleştirdiğimizin açıklaması acaba takdir eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir mi? diye düşündüm bugün vapurla gelirken üsküdara hemen de yazayım dedim malum uzun süredir yazmıyorum. Yani eleştirerek başkalarının eksikleriyle kendi benliğimizi mi yamıyoruz acaba diye düşündüm. Olabilir.
Takdir edin birbirinizi değerli okurlarım :)
Sevgiyle...
Ahmet
Neyse bir de eleştiri var. Bu kavramı açıklamayacam lakin çok iyi biliyoruz, öyle değil mi? Hep merak etmişimdir neden eleştiriye bu kadar meyilli olduğumuzu ve bundan tuhaf bir haz aldığımızı. Hatırlıyorum gezi döneminde insanlar birbirlerinin neyi nasıl eleştirdiğini eleştiriyordu. Kör ölür badem gözlü olur kel olur sırma saçlı olur gibi atasözlerimiz de var hali hazırda. Takdir etmek için ölmesini beklediğimiz insanlar. Ben de burada onları eleştiriyorum gibi oluyo sanıp kendince çok karmaşık bir mantıksal denklemi çözdüm edasına girip böbürlenme ben analiz yapıyorum. Her neyse neden bu kadar eleştirdiğimizin açıklaması acaba takdir eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir mi? diye düşündüm bugün vapurla gelirken üsküdara hemen de yazayım dedim malum uzun süredir yazmıyorum. Yani eleştirerek başkalarının eksikleriyle kendi benliğimizi mi yamıyoruz acaba diye düşündüm. Olabilir.
Takdir edin birbirinizi değerli okurlarım :)
Sevgiyle...
Ahmet
Yorumlar
Yorum Gönder